Banner Top
Dijital Çağda Vatandaşlık

Dijital Çağda Vatandaşlık

Şüphesiz dünyaya gelişimizin bir başlangıcı ve sonu vardır. Fakat bu iki süreç arasında yaşanılabilir bir toplum olmak adına küçüklüğümüzde velilerimizden, okul hayatımızda öğretmenlerimizden, okuduğumuz tarihimizde geçmişimizden, sosyal çevremizde büyüklerimiz ve akrabalarımızdan eğitimli, kültürlü, örf ve adetlerimiz gereği paylaşımcı iyi birer vatandaş olma eğitimi aldık. Ama, iyi bir vatandaş olmak ne demektir? Hiç sorduk mu bu soruyu acaba kendimize? Bana göre kısaca vatanını sevmek, bütünlük içinde hareket etmek, başkalarının haklarına saygı göstermek, kanunlara ve yasalara uymak, birbirimize ve çevremize saygı göstermek demektir. Ayrıca Mevlana’nın dediği gibi “Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan; fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.” Atatürk’ün dediği gibi; “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.” Aristoteles ise; “İyi bir insan olmak, her zaman iyi bir vatandaş olmak anlamına gelmez.” sözleri aslında durumu açıklar nitelikte.

Peki gerçekten iyi bir vatandaş mıyız? Aslında gerçek dünyamızda bunları yapabilseydik dijital dünya ya geçişte hiçbir sıkıntı yaşamayacaktık fakat ben başarılı olamadığımızı düşünüyorum. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte giderek aynı zamanda dijital bir toplumda da yaşamaya başladık. Tıpkı şehirlerimizin ve ülkemizin vatandaşları olarak fiziksel dünyada olduğu gibi aynı zamanda dijital dünyanın da vatandaşı olduk. Fiziksel dünyadaki vatandaşlık hakları ve sorumlulukları nasılsa dijital vatandaşlık da aynı aslında.

Dijital vatandaşlığın tanımı ise genel kapsamda teknoloji kullanımına ilişkin davranış normları olarak tanımlanmaktadır. Dijital vatandaşlık teknolojiyi kullanırken etik ve uygun davranışlarda bulunma ve bu konuda bilgilenmeyi içermektedir. Günümüzde devletlerin, bankaların vb. resmi kurumların dijitalleştiğini görmekteyiz. Aslında dijital dünyanın bizlere sunduğu faydaların yanında zararlarında olduğunu hepimiz biliyoruz. Faydalar arasında işlerimizi gerçekten kolaylaştırıyor fakat gerçek dünyadaki gibi en ufak bir dikkatsizliğimiz ya da kötü niyetlerden dolayı zarar görebiliyoruz. Peki, iyi bir dijital vatandaş olmak için ne gerekiyor? Çoğunlukla iyi dijital vatandaşlık, gerçek dünyada izlediğimiz aynı davranış standartlarını alıp bunları dijital dünyaya uygulamak anlamına geliyor. Dijital vatandaşlık, başkaları için gerçek dünya vatandaşlığı olarak aynı bütünlüğü, saygı ve özeni gerektirmektedir.

Artık İnternet’te bizlere birçok yeni ve heyecan verici imkanlar sunuluyor. Bilgiye neredeyse sonsuz erişim, e-ticaret kolaylığı ve arkadaşlarımızla ve ailemizle kolayca iletişim halinde olma yeteneği gibi saymakla bitmeyecek kadar belkide. Ancak dijital vatandaşların yani bizlerin bu araçları kanunlar ve yasalar çerçevesinde sorumlu bir şekilde kullanmalı, başkalarının haklarına saygı gösterme yükümlülüğümüz vardır.

Örneğin, gündelik dünyamızda saygı duyduğumuz temel haklar arasında mülkiyet hakları vardır. Kimse cep telefonunun veya ceketinin çalınmasının iyi bir vatandaşlık eylemi olduğunu iddia edemez. Herkes hırsızlığın yanlış olduğunu bilir. Fakat çevrimiçi genellikle fikri mülkiyet biçiminde mülkiyetin hırsızlık olduğunu fark etmeden çalınabilir. Müzisyenler, sanatçılar ve yazarlar geçim kaynakları olan işlerinin, emeklerinin insanlar tarafından çalınan materyallerini görüyorlar. Şirketlerin yıllardır üzerinde çalıştığı projeleri ve ticari sırları ağlarına giren bilgisayar korsanları tarafından kaybediyorlar. İnternet üzerinden satılan sahte ilaçlar veya kozmetik ürünler tüketicilerin hayatlarını tehlikeye atabiliyorlar. Son zamanlarda çok duyduğumuz ve okuduğumuz kendilerini Devlet görevlisi vb. olarak tanıtıp insanları dolandırılan kişilerde yine aynı şekilde mağdur oluyorlar. Dijital dünya, İnternet, sanal dünya adı ne olursa olsun nerede gerçekleşirse gerçekleşsin bu durum insanlara gerçek dünyada emeğe saygısızlık ve aynı zamanda zarar vermektedir.

Bilindiği gibi İnternet çok boyutlu bir platformdur. Öğrenmek, öğretmek ve eğlenmek için muhteşem bir platform olduğu gibi bilinçli kullanılmadığı ve yeterince önlem alınmadığı takdirde risk ve tehlikelerle dolu bir platform da olabilmektedir. İnternet platformu sadece güvenlik boyutuyla risk oluşturmakla kalmayıp; özellikle mobil ve sosyal ağların getirdiği teknolojik fırsatlar da farklı risklere dönüşebilmektedir. Özellikle çocukların ve gençlerin yoğun olarak kullandığı mobil ve sosyal ağlar, kişisel mahremiyetten siber zorbalığa kadar birtakım olumsuzlukları beraberinde getirmektedir. Bu durum birtakım hak ve hukuk ihlallerine sebep olmakta ve insanların gündelik yaşamında derin yaralara yol açabilmektedir.

Bu konuda bizler daha araştırmacı olmalıyız ve çocuklarımızı dijital vatandaşlık hakkında bilinçlendirmeliyiz. Çocuklarımızı gerçek hayatta ve dijital hayatta karşılaşacakları her olay için hazırlamalı, karşılaştıkları her durumda onlara nasıl davranacaklarını öğretmeliyiz.

Sonuç olarak, iyi vatandaşlık aynı zamanda iyi bir dijital vatandaş olmak anlamına geldiğini de unutmayalım. Kendimizi gerçek dünyada olduğu gibi dijital dünyada da aynı standartlarda tutarsak, İnternet hepimiz için daha iyi, daha güvenli ve daha olumlu bir yer olacaktır.

Tags: , , , , , , , , , , , ,

Related Article